+90 532 282 67 59

"Felaket başa gelmeden evvel, onu önleyecek ve ona karşı savunulacak gerekleri düşünmek lazımdır. Geldikten sonra dövünmenin faydası yoktur."
(Mustafa Kemal Atatürk)

05 Oca 2022
0 yorum
376

Prof. Dr. Levent Kenar Milliyet'e konuştu!

2022'de Kovid hesaplaşması olur mu? 2022’ye Omicron’un daha bulaşıcı ve Delta ile aynı anda dolaşımda olması nedeniyle bir vaka tsunamisine yol açma endişeleriyle başladık. Nitekim vaka sayıları da pik yapmış durumda. Hem dünyada hem ülkemizde. Bu bağlamda da 2 doz Sinovac, 2 doz BioNTech aşısı olmuş ve son doz aşısının üzerinden 3 ay geçmiş bireyler için hatırlatma dozu randevuları açıldı. Yani 5. doz aşılar yapılıyor. Daha ne kadar aşı olacağımızın yanıtı ise flu. Çünkü dünya salgından kurtulmak için aşılanıyor, virüs ise hayatta kalmak için sürekli şekil değiştiriyor. Aşılar da bu değişime uygun şekilde güncellenme yarışı içinde. Dolayısıyla aşı ile virüs arasında amansız bir mücadele söz konusu. Ama bu arada derinlerde virüsün kökeni konusundaki kafa karışıklığı da devam ediyor. Yani salgın duyulduğu andan itibaren, internette ve sosyal medyada başlayan virüsün insan yapımı, hatta biyolojik silah olduğuna dönük komplo teorileri hâlâ var ve tartışılıyor. Evet bilim insanları ağırlıkla “Virüsün yapısını bildiğimiz için, yüzde 90 insan yapımı olmadığını söyleyebiliriz” görüşündeler ama bazı bilim insanlarınca dile getirilen karşı tezler de bulunuyor. Bu anlamda özellikle ABD ile Çin arasındaki karşılıklı suçlama ve buna dönük CIA’nın da devrede olduğu veri arayışları da malum. Bu konuda DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü)’de tam anlamıyla net ve somut bir tavır içinde değil. Bu durumda da akla gelen soru şu: 2022’de virüsle mücadele sürerken Kovid hesaplaşması da olur mu? Soruya Koronavirüsün laboratuvar ürünü olma olasılığının yüksek olduğunu savunanlardan Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıbbi KBRN (Kimyasal-Biyolojik-Radyoaktif-Nükleer) Tehdit Anabilim Dalı Başkanı ve aynı zamanda Kimyasal Biyolojik Radyolojik ve Nükleer Savunma Politikaları Geliştirme Derneği Başkanı da olan Prof. Dr. Levent Kenar, yanıt veriyor. Öncelikle de o tezinin hala geçerli olup olmadığından başlayarak: “Geçerli tabii...Ülkeler birbirlerini kolluyor, belki de ellerinde veriler var. Majör ülkeleri kastediyorum bu konuda ellerindeki verileri tutuyorlar hep böyle olur zaten. Çünkü şu anda bunları açığa çıkarmak pek efektif olmaz. Bu iş kronikleşip belli bir asgari seviyede devam ettikten sonra artık ülkeler hesaplaşmaya gidecekler. O defter daha açılmadı. Önümüzdeki seneler çok heyecanlı olacak bu konularda tazminatlar havada uçuşacak. Kastettiğim rakamlar trilyon dolarlar öyle küçük bir şey de değil. Yani bu işin para cezası kesilecek...” Olağan şüpheli sadece Çin mi? “Bir kere bu tür bir şeyi manipüle etmek, laboratuvar ortamında iyi bir teknoloji gerektiriyor. İyi bir teknik alt yapı ve teknik kadronun, bilim insanlarının bu konuda koordine olmasını gerektiriyor. Yani belli bir alt yapının oluşması lazım. Bunları düşününce nerelerde olduğu belli zaten. Şimdi bunlar ne yapıyorlar? Birbirlerinin hakkında bu tür şeylerde data, veri topluyorlar. Bunları da daha sonra sentezleyecekler uluslararası arenada belki birkaç yıl sonra bunlar ortaya serilecek. “Hangi ülkeler mesela? “ABD, Çin, Rusya, Fransa, İngiltere gibi. Bu ülkelerde ancak olur Bulgaristan’da olmaz yani… Göreceğiz zaten...” Koronavirüsün üremesi ya da sızmasında insan parmağı olma olasılığının hayli yüksek olduğunu savunan Prof.Kenar, devam ediyor: “Virüsün yayılımından sonra çeşitli varyantlar gelişti. Bu varyantların birçoğu doğal olarak ortaya çıktı ama asıl köken, nasıl üretildiği. Ben bunun doğal olduğunu çok değerlendirmiyorum. O tarafa çok fazla eğilimim yok. İşin daha çok insan eliyle üretilen bir silah ya da bir laboratuvar kazası veya sızıntısı gibi olma olasılığı daha yüksek. Bununla ilgili uluslararası bir toplantı yapmıştık, orada da birçok şey bilimsel olarak ortaya konmuştu zaten. Tabi hala eksikleri var ve bunların tamamlanması ortaya çıkartılması gerekiyor.” Ülkeler neyi bekliyorlar üstüne gitmek için? “Ortam buna uygun değil. Şu anda akut bir hadise var. İnsanlar bunu birbirlerine bulaştırıyorlar, evlere kapanılıyor. İnsanlar huzursuz, hastaneler dolup taşıyor yani bir toplumsal sirkülasyon, ölümler var. Şimdi bunlar varken olmaz. Tabii bir de hala veri eksikliği var ülkelerin ellerini kuvvetlendirmeleri için onların tamamlanması gerekiyor. Şu anda bu süreç yaşanıyor...” Manipülasyon varsa kesinlikle ortaya çıkar yani? “Elbette ama 2022 değil de sanki daha sonraki yıllarda gibi. Yani 2022 biraz azalmaya yönelik geçiş yılı olacak gibi duruyor. Ama bu mutlak çıkacaktır. Uluslararası Adalet Divanı, mahkemeler işin içine girecek. Hala şimdi de mesela ABD Çin’i suçluyor, Çin’de ABD’ye karşı aynı tavır içinde. Onlar da diyor ki 2019 ekim ayında ABD Silahlı Kuvvetleri’nin sporcuları gelmişti onlardan bulaştı. Yani her türlü suçlama var. Ve sadece bu iki ülke değil onlara yakın ülkelerde bu işin içinde...Tabii sağlam delillerle ortaya çıkmak lazım. Şu anda zaten ellerinde veri varsa bile uygun zamanı bekliyorlardır. Mesela ABD bunları yeni başkanlık seçiminde kullanacaktır...

Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/tunca-bengin/2022de-kovid-hesaplasmasi-olur-mu-6673242?sessionid=3