+90 532 282 67 59

"Felaket başa gelmeden evvel, onu önleyecek ve ona karşı savunulacak gerekleri düşünmek lazımdır. Geldikten sonra dövünmenin faydası yoktur."
(Mustafa Kemal Atatürk)

28 Şub 2021
0 yorum
563

“KİMYASAL SİLAHLAR: FARKINDA OLALIM- KORKMAYALIM’’

Uzun yıllardır Kimyasal Biyolojik Silahlar alanının duayeni Prof.Dr.Levent Kenar hocayla Kimyasal, Biyolojik, Nükleer silahlar konusunda çalışırız.

Ülkemizin içinde bulunduğu ateş çemberi ve bu çemberdeki tehlikeli gelişmeler bizi sorumlu bilim insanları olarak bu alana yönlendirdi. İşte bu alanda belki de en sık karşılaşılan risk grubu KİMYASAL SİLAHLAR.

Kimyasal silahlar çok eski çağlardan beri ilkel yöntemlerle de olsa kullanılmakta. Ancak kimya alanındaki gelişmelerle beraber özellikle Birinci Dünya Savaşı ve sonrasında geliştirilmiş ve kullanılmıştır. Önceleri “Harp Gazları” diye de adlandırılan kimyasal silahlar artık terör örgütleri tarafından da üretilmeye ve kullanılmaya başlanmıştır.

Son yıllarda komşumuz Suriye’de ve Irak’ın kuzeyinde küçüklü büyüklü yüzden fazla kimyasal silah saldırısı meydana gelmiş, dünyanın da çeşitli noktalarında bu silahlar gerek terör gerekse suikast amaçlı kullanılmıştır. Bu yüzden, kritik bir coğrafyada bulunan ülkemizin ve halkımızın bu silahlar konusunda bilgi sahibi olması ve farkındalığını arttırması büyük önem taşımaktadır.

 “Kitle İmha Silahları” olarak da adlandırılan kimyasal silahlar sadece öldürmek ve yaralamak amaçlı değil, gıda ve suları kirletmek, bölgenin ekonomisini olumsuz yönde etkilemek, kritik kurumlara ve sansasyonel saldırılarla ses getirmek amacıyla da kullanılmaktadır

Bu tür silahların ana hedefleri insanların toplu olarak bulunduğu AVM’ler, metro istasyonları, okullar, askeri birlikler, otogar, havalimanları, stadyum ya da spor salonları olabilmektedir.

Çeşitli kimyasallar olmasına rağmen dünyada depolanmış ve kullanıma hazır iki önemli grup mevcuttur. Sinir sistemini etkileyen “sinir gazları” ve cildi ve solunum sistemini yakarak etkileyen “hardal gazı”.

Sinir gazları, en öldürücü kimyasal maddelerdir. Vücuda gözler, solunum yolu ve ciltten emilim şeklinde girerler. Bunların solunmasıyla solunum yetmezliği gelişir, kişi nefes alırken zorlanır, aşırı burun akıntısıyla birlikte ağızdan salya gelmesi görülür. Saniyelerle dakikalar arasında oluşabilen bulanık görme, baş ağrısı, burun akıntısı, yoğun miktarda tükürük salgılama, nefes darlığı bunu izler. İlk yardım yapılıp tedavi edilmezse, solunum durması, kas titremeleri, kas güçsüzlüğü, bilinç kaybı, idrar ve dışkı tutamama oluşur.Epilepsi tarzında nöbetler de görülebilir. Göz bebeklerinin küçülmesiyle karşılaşılabilir.

Sıvı formdaki sinir ajanlarının deriye temasıyla beraber ilk belirtiler bulantı-kusma olabilir. Ayrıca ishal, istemsiz olarak idrar-dışkı kaçırılması ve göğüste yanma-ağrı hissi görülebilir.

Sinir gazıyla temastan sonra hayatta kalanlarda birkaç hafta boyunca sürekli uyku hali, kısa süreli hafıza kayıpları ve baş ağrıları görülebilir.

Hardal gazı olarak bilinen “Mustard”yağsı ve sarımtırak bir sıvı görünümünde olan ve kimyasal silah olarak kullanılan en güçlü yakıcı silahtır.Ani ölümlere sebep olabilen sinir gazlarından farklı olarak, hardal gazı uzun süreli etkilere sahiptir ve öldürmekten çok insanlar üzerinde kalıcı etki bırakır. Sıcak ve nemli havalarda gazın etkisi şiddetlenirken, etkilerin başlama süresi de kısalır. Hardal gazı havadan ağır olduğu için siper ve hendek gibi çukur yerlerde birikim gösterir. Temas halindetahriş ve yanık oluşturur. Ciltte ilk teması takiben 6-8 saatsonra ödem gelişir ve cilt üzerinde içi sıvı dolu ağrılı şişlikler oluşur.Yanıklar zehirlenmeden en az birkaç saat sonra ortaya çıkar. Hardal gazının hızlı etkileriakciğerler, göz ve cilt üzerinedir.

Vücut bölgesine bağlı olarak maruziyetten 3-9 gün sonra deri altında ödem/şişlik oluşur. En şiddetli şekilde zarar gören bölgeler nemli ve sıcak bölgelerdir(cinsel bölge, koltuk altları gibi). Göğüs ve ellerin sırt bölümü (Avuç içi ve tabanı nadir olarak etkilenir) ve kolun ön tarafı sıklıkla etkilenir.

Hardal gazımaruziyetindebaş ağrısı, kusma, bulantı, gözlerde aşırı ağrı, ışığa karşı hassasiyet ve göz kapaklarını açamama görülür. Geçici körlük gelişebilir.

Solunum sisteminde, zatürre ortaya çıkabilir, akciğerlerde sıvı toplanmasıgörülebilir.

İlk yardımda yaralı, en kısa sürede olay bölgesinden uzaklaştırılmalıdır. Sonra “dekontaminasyon” diye adlandırılan yaralının tüm vücudunun tepeden tırnağa bol su ile yıkanması, tedavideki en önemli aşamadır. Yıkanan vücut bölgelerinin sırası yüz, boyun, göğüs, karın, kollar-eller ve diğer bölgeler şeklinde olmalıdır. Kullanılan birçok ticari solüsyon olmakla beraber, o andaki karmaşada kullanılabilecek en iyi arındırma maddesi su ve sabun olacaktır. Diğer bir yardımcımız da çamaşır suyudur. Çamaşır suyu, su ile 10 kat seyreltilerek kullanılmalıdır. Olay bölgesinden uzaklaştırılan yaralı tedavi ve sağlık desteği için görevli AFAD ve Sağlık Bakanlığı ekiplerine teslim edilmelidir.

Bir bölgede bu kimyasalların saldırısının varlığından şüphe ediliyorsa bu ajandan etkilenmemek için; Pencere ve kapı çerçeveleri, izole bantlar ile bantlanarak dışarıdan geniş naylon örtü ile kaplanmalıdır. Bu durumda odada bir ısıtıcının yakılmamasına ve uzun süre odaların izole edilmemesine dikkat edilmelidir.

Pencere ve kapı kenarlarına sulandırılmış çamaşır suyu ile ıslatılmış bez yerleştirilmelidir fakat uzun süre ve yüksek oranda klor buharına maruz kalınmamalıdır. Varsa sığınaklara veya apartman bodrumlarındaki korunaklı bir odaya sığınılmalıdır.

Giysiler ve cilt teması olmuşsa; en kısa sürede sabunlu su ile artıklar giderilmelidir. Kullanılan kirli su etrafa bulaştırılmadan atılmalıdır. Kirli giysiler ise naylon torbalara konduktan sonra torbaların ağızları sıkıca kapatılmalı ve çamaşır suyu veya kireç ile imha edilmelidir.

Temas varsa Gözler 15 dakika süreyle devamlı su altında yıkanmalıdır.

Sinir ajanı ve yakıcı ajanlara temas etmiş sıvı ve katı yiyecekler imha edilmeli ve kullanılmamalıdır. Bir saldırı ihtimali varsa Sıvı ve katı besinler cam ve teneke alüminyum kaplarda saklanmalıdır.

Halkımızı ve alanda çalışanları bilinçlendirmek için Prof.Dr.Levent Kenar ın başkanlığını yürüttüğü KBRN Derneği (CBRN Defence), Adli Bilimciler Derneği işbirliği ile  27 Mart ta başlayacak bir Adli KBRN-P Kursu düzenliyor.

 

Kaynak 

https://www.yazargazetesi.com.tr/kimyasal-silahlar-farkinda-olalim-korkmayalim-makale,624.html